
Kamuoyunda “Kentsel Dönüşüm Kanunu” olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de kentsel dönüşüm sürecinde yeni bir dönem başladı.
O tarihten bu yana İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bini aştı. Bunlardan 998 bininin yapımı tamamlandı. Temmuz ayı itibarıyla İstanbul’un 39 ilçesinde dönüşüm süreci devam eden bağımsız bölüm sayısı ise 276 bini geçti.
Son dönemlerde dönüşümün hızlanmasını sağlayan desteklerden birisi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Yarısı Bizden” kampanyası oldu. Bu kapsamda 376 bin 212 bağımsız bölüm dönüşüm sürecine dahil edildi.
Kampanya çerçevesinde konutlar için 875 bin lira hibe, 875 bin lira düşük faizli kredi ve 125 bin lira taşınma desteği verilirken, iş yerleri için bu rakam toplamda 1 milyon olarak belirlenmişti. 31 Aralık 2026’ya kadar uzatılan kampanyadan bu tarihe kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı olarak tespit ettiren tüm vatandaşlar faydalanabilecek.
Uzmanlar, “Yarısı Bizden” kampanyasının yıl sonunda sona erecek olması nedeniyle evini kentsel dönüşüme sokmayı planlayan vatandaşların, başvuru ve proje süreçlerini hızlandırmaları yönünde uyarıda bulundu.
“SON GÜNLERİ BEKLEMEK HAK KAYBINA NEDEN OLABİLİYOR”
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, deprem gerçeğinin bulunduğu İstanbul’da güvenli konutlarda yaşamanın artık zorunlu olduğunu belirterek, Yarısı Bizden kampanyasının vatandaşların eski ve riskli yapılarını yenileyebilmeleri için önemli bir devlet desteği sunduğunu söyledi.
Kampanyadan faydalanmak isteyenlerin 31 Aralık’a kadar başvurması gerektiğine işaret eden Ersen, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kampanyanın yıl sonunda sona erecek olması mevcut desteklerden yararlanmak isteyen ancak süreci erteleyen vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken husustur. Kentsel dönüşüm süreçleri, kat malikleri arasında anlaşma sağlanması, teknik incelemeler, proje hazırlıkları ve resmi başvurular gibi zaman alan aşamalardan oluşuyor. Bu nedenle son günleri beklemek hak kaybına veya başvuru yoğunluğu nedeniyle gecikmelere neden olabilir. Bugün atılacak adım güvenli ve depreme dayanıklı konuta kavuşmanızı sağlayabilir.”
“Bugün atılacak her doğru adım binlerce insanın hayatını kurtarabilir”
Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının dönüşüm konusundaki kararlılığını ve toplumsal farkındalığın artışını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlanması için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin önemini vurgulayan Kılınçarslan, “Bakanlıklarımızın, valiliklerimizin ve belediyelerimizin bu alanda çalışan nitelikli sivil toplum kuruluşlarını sürecin daha etkin bir parçası haline getirmesi, hem vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesine hem de dönüşüm süreçlerinin daha hızlı, sağlıklı ve güvenilir ilerlemesine büyük katkı sağlayacaktır.” dedi.
Kılınçarslan, Yarısı Bizden kampanyasının yıl sonuna kadar süreceğini anımsatarak, “Deprem beklemiyor, dolayısıyla zaman kaybetme lüksümüz yok. Bugün atılacak her doğru adım, yarın binlerce insanın hayatını kurtarabilir. Bu nedenle kampanyadan faydalanmak isteyenler başvuru sürecini yıl sonuna bırakmamalı.” ifadelerini kullandı.
“KAT İRTİFAKI SONRASI SÜRE İŞLEMEYE BAŞLIYOR”
Gayrimenkul hukukçusu Çiğdem Kezer ise kampanyada başvuru sürelerinin kaçırılmaması gerektiğine dikkati çekerek, kat irtifakı kurulduktan sonra başvurular için 1 yıllık hak düşürücü süre bulunduğunu söyledi.
Başvuru yapılan bağımsız bölümde ikamet edenlerin kira yardımı ile 125 bin liralık taşınma desteği arasında tercih yapması gerektiğini, iki destekten aynı anda yararlanılamadığını kaydeden Kezer, birden fazla bağımsız bölümü bulunan malikler için hibe desteğinin yalnızca ilk konut için geçerli olduğunu anlattı.
Kezer, kampanya kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başladığını ve 10 yıla kadar vadelendirilebildiğini kaydederek, ilk yıl faiz uygulanmadığını, sonraki yıllarda ise ödemelerin TÜFE’nin yarısı oranında güncellendiğini anlattı.
Çiğdem Kezer, kira yardımı başvurularında da binanın yıkımının ardından 1 yıllık başvuru süresinin bulunduğuna işaret etti.